Go to ImageShack® to Create your own Slideshow

BÖĞÜRTLEN; FAYDALARI VE REÇELİ

14.11.2006 | Kategori: orman alti bitkileri |

Latincesi : Rubus Fruticosus

 

 

  Halk dilinde kullanılan isimleriyle tanımaya başlayalım bu güzel bitkiyi. Diken Çileği, Dikendudu, Dikendutu olarak isimlendirilmiştir bulunduğu yörelerde.

 

  Çok yakından tanıdığımız bir aileden kendisi. Bir çok bayanın kayıtsız kalamadığı bir bitkiyle aynı aileden, tahmin ettiniz sanırım; Gülgiller Familyasından.

 

  Anayurdu Kuzey Yarıküre ve ılıman ilklim bölgelerinde yayılır. Bu bilgiden yola çıkarak hepiniz ülkemizde yayılışı olduğunu çıkarmışsınızdır.

 

  Bu güzel ve şirin bitkiyle nerelerde karşılaşabiliriz? Bu bitkinin 17 türüne Ülkemizde rastlanmaktadır. Ülkemizdeki orman ve fidanlıklarda, yol, bahçe ve hendek kenarlarında sıkça karşılaşabilirsiniz. Böğürtlen türlerini görünce kolayca tanıyabilirsiniz. Böğürtlen türleri 1-3m. boylanabilirken, kimi türleri sarmaşık şeklinde, kimileride yerde sürünerek yetişir.

 

  R. Fruticosus 3m. boylanabilir. İki yıllık dikenli gövdeleri, kenarları dişli 3-5 yaprakçıktan oluşan ve kışın dökülmeyen yaprakları, yaz aylarında tek tek ya da salkım halinde açan pembe ve beyaz çiçekleri vardır. Böğürtlenlerde çiçeklenme Mayıs ayında başlayıp Ağustos ayına kadar devam etmektedir. Bu nedenle meyve kurulları değişik zamanda olgunlaşır, peyzaj açısından hoş bir görünüm oluşur.

 

  Yaz sonu veya sonbahar başında bu çiçekler kırmızımsı kara renkli, üzeri çok ince tüylü, duta benzeyen, resimlerdeki görünümü alır, meyvelere dönüşür. 

 

  Uyumlu bir bitkidir, kapris yapmaz toprak seçiminde her yerde ve her toprakta yetişir. Böğürtlen, neslini bir çok yolla devam ettirebilir; seyrek olarak döktüğü tohumlarıyla; daha çok yere değen dallarının köklenmesiyle veya köklerinin yeniden filizlenmesiyle ürer.

 

  Çok dikenli bir yapısı olduğu için, malüm gülgillerden, peyzaj uygulamalarında park ve bahçelerde doğal çit olarak kullanımı yaygındır.

 

  Meyvelerinin kimyasal bileşiminde sabit ve uçucu yağ, meyve şekeri, organik asitler, sitrik asit, C vitamini, pektin ve demir; yapraklarında tanen ve organik asitler bulunur.

 

  Bu şirin bitki gereken şekilde kullanıldığında  vücudumuza bir çok fayda sağlar. Kısaca bunlardan da bahsetmek istiyorum.

 

  Genelde yaprak ve meyveleri kullanılır rahatsızlıklarda, zaman zaman kökünden de faydalanılmaktadır.

BÖĞÜRTLEN REÇELİ

 

  Çocukların ve büyüklerin zevkle tüketeceği bir yicek olabileceğini düşündüğüm için reçelinin yapılışınıda paylaşmak istiyorum.

 

  Seneler önce Zonguldak'ın Ereğli İlçesi'nin Ormanlı Köyün'de yaşayan amcamı ziyarete gittiğimizde böğürtlenleri kendim toplayıp anneme reçel yaptırmıştım. Reçeli çok güzel oluyor yapmanızı tavsiye ederim.

 

  Böğürtlen reçeli için gerekenler :

  Yapılışı :

 

  Böğürtlenler bol suyla yıkanıp suyu süzülünceye kadar süzgeçte bekletilir. Süzme işleminden sonra bir tencereye konulur, üzerine şeker ilave edilir. Bir gece bu şekilde bekletilir. Ertesi gün kısık ateşte karıştırmadan pişirilir. Üzeri köpüklendikçe tahta kaşıkla temizlenir. Ateşten indirildikten sonra iki üç damla limon suyu eklenir. Ilıyıncaya kadar bekletip, ılık halde kavanozlara konulur. Soğuduktan sonra kavanozların kapakları kapatılır ve serin bir yerde bekletilir.

Afiyet Olsun... 

 

Yorum ( 9 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/27|Sonraki Sayfa>>

KEKİK VE FAYDALARI....

5.10.2006 | Kategori: orman alti bitkileri |

Kekik dostumuzla yakından tanışıyorsunuzdur. Yüzyıllardır süre gelen bir gelenek gibidir kekik kullanmak. Aromatik yapıları biz insanları hep çekmiştir. Kekik uçucu yağının halk arasında kullanımı baya yagındır. Kekik suyu kullanımı (aslen bu su kekiğin yağ altı suyudur.) bu senelerde daha da artmıştır. Özellikle bayanlar kilolarını muhafaza etmek biraz daha zayıflamak amaçlı kullanmaktadırlar.

Doğanın şifalı elinin her zaman üstümüzde olduğunun küçük bir göstergesi kekik. Hangimizin mutfağına girmemiştir, salatalarımıza yemeklerimize aramasıyla hoşluk katmamıştır. Eminim herkesin mutfağında ufakta olsa bir yeri vardır. Özellikle et yemeklerinde, sebzelerden de kabak yemeğine ne de güzel yakışır. Salata sosuna karıştırılan bir tutam kekik damağımızda ne de hoş bir tat bırakır. (Laf aramızda ben bayılırım kekikli salataya.)

kekik sıcak bir bitkidir doğasıyla. Hepimizin içine aramosını yayar.Yapısı gereği de güneşi ve sıcağı seven bir bitkidir. Sıcak topraklarda yetişir. Bodur bir bitkidir. Türkiye'nin her yerinde yetişebilen bir bitkidir. Her yörenin kekiği farklı yapıdadır. İçeriğindeki kimyasal maddelerin oranı yetişme yerine göre değişmektedir ama genel özellikler aynıdır.

Kekik çok rahat bulunabilen bir bitkidir.Ormana çıktığınızda toplayabileceğiniz, pazardan yaş halde alıp kurutabilir ya da marketlerden kurutulmşunu alabilirsiniz.Evinizde saksınızda bile yetiştirebilirsiniz.:)

 

Elimizin altındaki dostumuzun faydaları nelermiş dediğinizi duyar gibi oldum;) hemen yazıyorum...

Yazacaklarımı bizzat uyguladım,iyi geliyor tavsiye edilir;)

Çayının yapımı çok kolay ve ferahlatıcı bir etkisi var, sinirleri yatıştırıcı, mideyi rahatlıcıdır. Boğaz tahrişi, öksürük, gribal enfeksiyonlarda kullanılmasını tavsiye ederim.

Sabahları bir bardak kekik çayını içtiğinizde vücudunuzda iyi ve güzel şeylerin harekete geçtiğini hissedeceksiniz. Özellikle soğuk havalarda şifa niyetine hasta olmasanızda için bence.

Gargara biçiminde de kullanabilirsiniz kekiği. Bronşit ve öksüreğe iyi gelir. Ağız yaralarını geçirmeye birebirdir. Mutlaka deneyin faydası olacaktır. İster çay gibi için, ister gargara yapın. Günde iki üç bardak içimi yarayı iyileştirir. Ders çalışanlara tavsiye, zekanızı açmak için kekik kullanabilirsiniz. Çayını normal demleme şeklinde yaparsanız daha güzel olur. 

Alkol bağımlılığına karşıda kullanımı vardır. sara hastalığında kullanılabilinir.

Kekik romatizmal ağrılara da iyi gelir. zayıf ve solgun Çocukara kekik banyosu yaptırılabilir, yetişkinlerde banyosunu yapabilirler.

 

UYARILAR : Kekik Çayı, içerisindeki en etkili madde olan eterli uçucu yağın (Thymol) yitirilmemesi için hiçbir zaman kaynatılmaz! Hamilelerin (Düşükleri kolaylaştırır ve bebeğin rahimden çıkmasını çabuklaştırır.) kullanmaması tavsiye edilir. Önerilen dozlar aşılmadığında, bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Fakat kekik yağının içten kullanımında aşırılığa kaçılması, tiroid bezinin işlevini arttırabilir. Bu nedenle  guatr hastalarının kekik yağını kullanmaması tavsiye edilmektedir. Kekik çayı içimi ise böyle bir duruma yol açmaz.

 

Kullanım biçimleri:

 

Çay hazırlamak: Yarım veya bir tatlı kaşığı kurutulup, ince kıyılmış kekik,orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapatılarak 8-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 2-3 bardak yeni demlenmiş olarak, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan ve yudumlanarak içilir.

 

Kekik Banyosu: 70-100 gr kurutulmuş kekik bir tülbentin içine gevşekçe bağlanarak 2-3 litre soğuk suya eklenir. Kaynama derecesine kadar ısıtıldıktan sonra (kaynatılmaz), üstü kapalı olarak 15 dakika demlendirilir. Tülbentteki posa iyice sıkıldıktan sonra sıcak banyo suyuna (Küvet) eklenir. Banyo suyu sıcaklığı 37-38 derece arasında olmalıdır ve banyo süresi 15-20 dakikayı aşmamalıdır. Bu süre boyunca küvet içerisinde oturularak yapılan banyodan sonra üşütülmemeli ve bir bornoza sarılınarak yatakta bir süre dinlenilmelidir.

 

Kekik  Tentürü : Öğlen güneşinde toplanmış ve ince kıyılmış çiçekli dallar, gevşekçe, bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üstüne konyak veya 35-40 derecelik etil alkol, bitkilerin üstüne çıkana kadar eklenir.14 gün boyunca, arada bir çalkalanarak, güneşli ve sıcak bir ortamda bekletilir, sonra tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli şişelerde, serin bir ortamda saklanmalıdır.

 

Bitki yastığı:  Öğlen güneşinde toplanıp kurutulmuş çiçekli dallar, ince kıyılarak keten bezinden yapılmış bir yastığa doldurulur ve ağzı dikilir.yatmadan önce sıcak, kuru hava ile (Örnek : Kaloriferin üzerinde veya saç kurutma makinası kullanılabilir) ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur.

 

Kekik Yağı: Aynı tentür işlemi gibidir, konyak yerine, sızma zeytinyağı kullanılır.  Bir şişenin içine doldurulan çiçeklerin üstüne sızma zeytin yağı eklenerek, 10 gün güneşte bekletilir ve kullanılacak kadarı süzülür.

 

Karışım: Öksürüğe karşı, 2 ölçü kekik, 1 ölçü sinirliot, 1 ölçü ezilmiş anason iyice karıştırılır. Bir tatlı kaşığı bitki "Çay Hazırlamak" başlığı altında belirtildiği şekilde demlenir ve balla tatlandırılarak, küçük yudumlarla içilir.

 

Hepinize faydalı olması ve kullanmanız dileğiyle. sevgilerimle.....

 

Yorum ( 8 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/27|Sonraki Sayfa>>

PAPATYA, Mayıs Papatyası Latincesi :Matricaria chamomilla L.

30.9.2006 | Kategori: orman alti bitkileri |

 

Bugün sizlerle paylaşmak istediğim hepimizin yakından tanıdığı biri; resimden ve başlıktan da anlaşılıyor zaten.

En sevdiğim çiçeklerden, papatya. Herkes gibi falına da bakmışımdır:)

Bitkinin görünüşü beni çok etkiliyor. Yapraklarının hizalanması, çiçek kısmındaki beyaz yaprakların saflığı, ortasında -sarı kısımda- sanki içinin coştuğunu anlatır gibi; dimdik ve çok canlı. Bizlere enerjisini tam anlamıyla aktarıyor sanki. Enerjisiyle ve çevreyi süsleyen duruşuyla ben de yaşıyorum, ben de buralardayım diye her fırsatta hatırlatıyor bize kendini; parklarda bahçelerde her an her yerde görebileceğimiz, bizi yanlız bırakmayan bir dost sanki.

Çiçeklerin dilleri olduğu söylenir, yazılmıştır hatta bir çok yerde. Papatyalar; dostluğu, arkadaşlığı ve sevgiyi ifade ediyor bu sınıflandırmada. Çok hoş değil mi? Ben üniversitedeyken bir tesadüf sonucu öğrenmiştim.(Bunu bilmeden önce de papatyaları sevmişimdir.)

Yakın dostumuz olan mayıs papatyası; 15-40 cm yükseklikte ve çok dallıdır. Bilinen en küçük papatya türlerinden biridir. Sarı göbekleri dışa doğru konik biçimlidir ve yalnız ona özgü biçimde, içi boştur. Tatlı aromalı bir kokusu vardır. Mayıs-haziran aylarında çiçeklenir.

Papatyaların bir çok faydası vardır. Hem kolaylıkla bulunabilen hem de kolaylıkla kullanılabilen bir bitkidir. Dostluğunu vücüdumuzdan esirgemez çömerttir. Çayıyla, buhar banyosuyla dertlerimize deva olur. Nelere iyi gelir, dediğinizi duyar gibiyim.

Bebeklerin ve küçük çocukların her derdine deva olabilir. Ebeveyinler evlerinde mutlaka bulundurmalıdır.

İltihap giderici, kramp çözücü, yatıştırıcı ve gaz söktürücüdür. İçten ve dıştan kullanılabilen bir bitkidir.

Papatya çayı öncelikle mide rahatsızlıklarında kullanılmalıdır.Ülsere iyi gelir tedavi eder,hastayı rahatlatır. Mukoza ve deri iltahaplarında, iyileşmeyen yaralara kompres şeklinde uygulanmalıdır.

Mantar hastalıklarında, anal ve vaginal rahatsızlıklarda buğusu yapılarak oturma banyosu iyi gelir. Kronik nezle, kronik ağız yaralarında gargara yapılması tedavi edicidir. Romatizmal kas ağrıları papatya yağı fraksiyonuyla hafifler.

Papatyanın ruhsal problemlerimize de deva olduğu da bilinmektedir. Papatya, sinir rahatsızlığı olan ve depresif davranışlar sergileyen kişilerin leblebi gibi tükettiği "Prozac" adlı ilaç için çok önemli bir alternatif olarak değerlendiriliyor bu günlerde. Çünkü papatyanın en önemli özelliklerinden biri sinirleri yatıştırmasıdır. Yani sinirli olduğunuz sırada içeceğiniz bir fincan papatya çayı sizi hemen sakinleştirecektir. Şu stersten yakındığımız çağda hepimize iyi gelir umarım.

 Bitkinin toplanması ve kurutulması :

Mayıs-haziran aylarında açan çiçekler, ilk hafta boyunca etkinliklerinin doruğundadır. Yani, çiçekler açtıktan hemen sonra, sapsız olarak, güneş iyice yükseldiğinde toplanır. Toplamanın hemen ardından, geniş bir eleğe serilerek, gölgede kurumaya bırakılır. Papatyanın etkinlik derecesi, çiçeklenmeden toplamaya kadar geçmiş olan sürenin kısalığına ve kurutma şartlarına göre, artar veya eksilir. Toplanan taze papatyalar, plastik torbalara kesinlikle koyulmamalıdır! Çünkü, hava alamayan çiçekler kısa sürede bozulur.

Banyo katkısı olarak, çiçeklerle birlikte sap ve yapraklar da toplanmalıdır. Saplar demetlenerek bağlanır ve gölge bir yere asılarak kurumaya bırakılır. Kuruduktan sonra, eğer banyo katkısı olarak kullanılmak istenmezse, çiçekler her zaman saptan ayrılabilir. Ayrıca, çiçekler sapların ucunda daha sağlıklı kuruyabilir.

Papatya çayı:

1-2 tatlı kaşığı dolusu çiçek, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Tatlandırılabilir, ama tatlandırılmadığında daha etkilidir. Çok sıcak değil, ama sıcak içilmelidir. Günde 3-4 bardak yeterlidir. (Marketlerde de kolaylıkla bulabilirsiniz. Poşet çayları da mevcut.)

Papatya banyosu:

Bir tam banyo için 5-6 avuç dolusu ince kıyılmış çiçek, sap ve yaprak, 2 litre kaynar suyla haşlanır, 15 dakika demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir. Banyo süresi 15-20 dakikadır. Gözler banyo suyuna temas etmemelidir.

Papatya buğusu:

2 yemek kaşığı dolusu, ince kıyılmış çiçek veya çiçek-sap karışımı, yarım litre suda kaynama derecesine kadar ısıtılır ve kafa büyük bir havluyla örtülerek, gözler kapatılır ve solunmaya başlanır. Süre 10 dakika kadardır. Aynı su iki kere daha kullanılabilir.

Papatya yağı:

Taze çiçekler, bir şişenin boğazına kadar doldurulur ve üstüne saf zeytinyağı eklenir. Yağ çiçeklerin üstüne çıkmalıdır. Şişe 14 gün boyunca sıcak bir ortamda veya güneşte bekletilir ve her gün çalkalanır. Süre sonunda süzülür ve kullanılır. Buzdolabında tutulmamalıdır.

 

Bitkidir bize bir şey yapmaz diye düşünmeyin yıllarca kullanmak tehlikeli olabilir. Gözünüze herhangi bir uygula yapmayın zaralıdır.

  

Herkese bol şifalar:) Dostluk, arkadaşlık ve sevgiyle dolu günler yaşamanız dileğiyle...

Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/27|Sonraki Sayfa>>


CANAN APAYDIN